“Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum”!..

“Acıdan kaçınma ve hazza ulaşma dürtüsü” diye birşeyler duymuşsunuzdur. Ego tarafımıza atfedilir ve ilkel benliğimizden kaynaklandığı anlatılır. Hemen teorileri pas geçiyor ve gündelik hayatımızdaki görüntüye, üzerimizdeki etkilerine odaklanıyorum 🙂  Gelin bu acı tiryakisi olanlarımız, acıya çekilerek ve acılara odaklanarak yaşayanlarımız nasıl özellikler gösteriyorlar buna bakalım… Acının içinde bulunmak, yakınında bulunmak, acıyı paylaşmak bu kişiler için […]

Ne olur beni güçlü kıl! Ki; bu acıya dayanabileyim!

Regresyon çalışmalarında rastladığımız vak’aların bir çoğu, kişilerin içinde bulundukları durumda ( iş yerinde, evde, okulda, her hangi bir görev odaklı toplulukta ) ya kendileri ile ya da başkaları ile bağlantılı çatışma konusudur. Genel olarak şikayetler, karşı taraf üzerinde yoğunlaşır.”Onlar, şunlar, bunlar…hep/her zaman/genelde…şöyle/böyle/öyle yapıyorlar/konuşuyorlar/davranıyorlar…” vb. şeklinde ifade edilir. Kötü olan başkalarıdır, duyarsız olan ötekilerdir, düşüncesiz olan diğerleridir…