Hoşçakal Corona-Covid19!!! Yeni dünyaya doğru… -1-

Amacım aylardır dünya insan nüfusuna kök söktürdüğünü (kelimenin tam anlamı ile) hissettiğim Covid19 markalı virüs hakkında yazmak değil. Bu markalar değişir, yepyenileri gelir… (Bu arada virüs denilenlerin vücudumuzun kendisinin belli amaçlarla ürettiği protein partikülleri olduğuna dair araştırmalar var). Bu mini yazı dizisini biraz da, kendime kalan sağlıklı ömrüm için not olarak planladım 🙂 Önce duruma […]

Korku endüstrisini beslemek!

Korkunun endüstrisi mi olur demeyin 🙂 Yeşil tüketim (hayvanlarda denenmediği ısrarla belirtilen kozmetik ya da ilaç ve benzerleri, geri kazanılmış kağıt, defter vb. gibi pek çok şey) çağrılarından tutun, kişisel bakım önerilerine (yaşlanıyorsunuz, hastalanıyorsunuz, eksiksiniz-kusurlusunuz-yeterince hayat dolu değilsiniz vb.) kadar, dünya ticaretinde giderek ciddi milyar dolarlara varan bir hacimle, bize bir dolu şeyi-nesneyi-zamanı vs. yi […]

Şu tırtıl meselesi! ve… eko-sistemi yeniden fark etmek…

Bir an kendimize uzayın derinliklerinden, mavi gezegenimizde yaşayanlardan bir minicik parçacık olarak göründüğümüz mesafeden bakabilir miyiz? O gördüğümüz şey bizim yuvamız; üzerinde ve içinde yaşadığımız, tüm kuvvetlerin bir araya gelerek bizi bir insan yapan ve insan olarak uçuşup, kaçışmadan bizi kucağında tutan yuva 🙂 Üzerinde ve içerisinde var olan tüm varlıklara kucağını açan. Yuvaya baktıktan […]

“Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum”!..

“Acıdan kaçınma ve hazza ulaşma dürtüsü” diye birşeyler duymuşsunuzdur. Ego tarafımıza atfedilir ve ilkel benliğimizden kaynaklandığı anlatılır. Hemen teorileri pas geçiyor ve gündelik hayatımızdaki görüntüye, üzerimizdeki etkilerine odaklanıyorum 🙂  Gelin bu acı tiryakisi olanlarımız, acıya çekilerek ve acılara odaklanarak yaşayanlarımız nasıl özellikler gösteriyorlar buna bakalım… Acının içinde bulunmak, yakınında bulunmak, acıyı paylaşmak bu kişiler için […]

Akışta olanlarımız nereye gideceklerini biliyor mu?

“Akışa bıraktım”, “akıştayım” ,”bakalım akış ne gösterecek” gibi cümleler kurduğumuz olur. Genellikle de kastedilen herhangi bir durumu zorlamaksızın, baskı yapmadan ya da ısrarcı olmadan, hayatın ne getireceğine veya hayatın bizi nereye götüreceğine teslim olma halidir. Ki; genellikle tıkandığımızı, hareket edemediğimizi, saplanıp kaldığımızı hissettiğimiz durumlarda, biraz da umutsuzca dile getiririz bu cümleleri. “Artık yapabileceğim bir şey […]

Hastalık?… İyileşme!… Yeni ne var?

Hiç düşündünüz mü, bunca mükemmel detaylı organize olmuş bedenimizde neden hastalık oluşuyor, neden arızalar çıkıyor ve neden hayatı böylesi sağlık sorunlarıyla yaşamak durumunda kalıyoruz? Yoksa bedenimiz bize ihanet mi ediyor? Bedenimizdeki bazı organizmalar bize düşman mı? Fiziksel bedenimizi haşat eden, boş bir çuvala çeviren, en olmadık zamanlarda belki de bizi alıp götüren inmeler, krizler, şoklar […]

Ho’oponopono… Bırakma sanatı…

Son zamanlarda danışanlarımla yaptığımız çalışmalar sonrası gelen sorular, onların bu çalışmaları takiben anlayış ve tutum değişikliği için atılacak adımlara dair bilgi edinme ihtiyaçları, Ho’oponopono yöntemine dair detaylı yazmam gerektiğini düşündürdü. Ho’oponopono, Hawaii yerel dilinde “düzeltme, uyumlama, düzenleme” anlamlarına geliyor. Merak edenlerimiz internette bol miktarda bilgiye ulaşabilirler. Benim bu yöntemi kullanmam ve önermemin sebebinden söz etmek […]

BAŞLIYOR MU? BİTİYOR MU?

21 Mart önemli 🙂 Biliyorsunuz kış mevsimi yerini bahara bırakır ve kendisi dinlenirken baharın dansına yer açar. İyi ki böyle mevsimlerimiz, döngülerimiz var. Yoksa çalışmayı, çalıştığımızın karşılığını almayı ve vermeyi, yorulmayı bırakıp dinlenmeyi ve sonra yeniden enerji toplamayı ve yeniden çalışmayı nasıl başarırdık! 21 Mart günü kut’lu bir ateşin etrafında toplanıp dualar eden, demir dövüp […]

M.S.2015 BİTERKEN…

Sevgili insan oğulları ve kızları! İçinizden birinin bir zamanlar söylediği bir kelam var: ” Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir “ Yanlış yapanı söz ile uyarmalı, hala yanlışta ısrar ediyorsa da gerekeni yapmalı 😉 şeklinde… Bazen hastanelerin acil kapılarından histeri krizi geçiren insanlar girer… hekimler o kişiyi kendine getirmek için ya sağlam […]

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK (7 & sonsuz)

Evet, bir şey değişir! Kendi hayatımızın yazarı, kurgulayıcısı, kareografı, oyuncusu olduğumuzun farkına varmak çok şahane bir zirve duygusu yarattığı kadar ürkütücüdür de 🙂 Her şeyin sorumlusu olmak ve her şeyden sorumlu olmak!!! Hallac-ı Mansur “En-el Hakk” dediğinde; var olan her şeyin, her anlamın, her gölgenin, her ismin, her cismin kendinde toplandığını fark etmişti. Fark ettiği diğer […]