Regresyon ÇalışmalarıRuhun Seyir Defterisağlıkta olmak

Look! How clean my shit! :)))) “Herşey yolunda”cılarımız için!

Hatırlıyor musunuz, henüz çiş-kaka eğitimini yeni alırken bizler bir çok yönden zorluklar yaşamıştık? Şimdi çocuklarına tuvalet eğitimi veren anne-babalar dikkat! Çocuğun anne-babaya verdiği (vermeyi öğrendiği, verebileceği tek şey olduğunu somut olarak gördüğü-hissettiği-deneyimlediği) ilk şey, lazımlığa veya tuvalete oturtulduğunda, bir yandan kendisinden beklenen bir şeyi başarması gerektiğine dair hissettiği kaygıya, bir yandan da bunu başardığında karşılaştığı övgü tepkisi ile “başarmış olma” duygusuna yol açan kakadır. Vermenin hem bizim için aktif olarak katıldığımız bir eylem olduğunu, hem de vermiş olduğumuz şeyin çok değerli olduğunu fark ettiğimiz durumdur. Değerli bir şeyi verebildiğimiz için biz de değerliyizdir, övgüyle birlikte aslında kabul  edildiğimizi ve onaylandığımzı da hissederiz. Vermek, verebilmek (bunu her anlamda değerlendirebiliriz… “kendimizden ortaya çıkarıp verebildiğimiz her şey!”), verebilmeyi başarabilmek, yaşamaya devam ederken hem biyolojik hem de duygusal anlamda bizi güçlü, paylaşımcı, bölüşümcü, katkıda bulunma amaçlı ve dayanışmacı yapar. Vermek, verebiliyor olmak demek; bende var ve seninle paylaşabilirim, bende olan değerli ve sen de değerlisin demektir 🙂

Bu aşamayı (ki 2,5-3 yaşlar civarında gerçekleşir-erkek çocuklarda biraz daha geç olabilir) sağlıkla aştığımızda; verme ve alma konusunda, paylaşma ve bölüşme-dayanışma konusunda artık sıkıntı yaşamayız. En önemli yönü; değerli olduğumuza dair “öz-değer duygumuzu” geliştirmemize yol açmasıdır.

Bu nedenle anne-babaların bu aşamadaki çocuklarına (belki de öncesinden) tuvalet eğitimi konusunda hassas yaklaşmalarını öneririm. “Püfff, pis kokmuş” diye altı açılan bebeler, yüz ifadenize o sırada gülebilir. Bazen alışsın diye lazımlığa veya tuvalete (uygun ölçekteki tuvalet eklentileri ile) oturtulan çocukların, işlerini gördüğünde “üfff, öfff, püfff” nidaları ile çocuklar eğleniyor görünebilir. Burada çok önemli bir an var! Eğer çocuk, sizin gözlerinizde kabul edildiğine, verdiğinin değerli olduğuna, “armağanının kabul edildiğine” dair ışıltıyı, gözlerinizde görmezse… 🙁 bir çocuk için en erken dönemlerde yıkıcı olanlardan biri nedir derseniz: “budur” derim!

Bu aşamayı güçlüklerle, kaygı ve endişelerle geçiren çocuklarımızı, ileride yetişkin olarak şöyle sorunlarla tanıyoruz: Aşırı vericilik, aşırı fedakarlık, aşırı bağımlılık (kişi), almayı bilememe, maddi imkanları elde etmeme-edememe-har vurup harman savurma, savurganlık, aşırı dağınıklık, cimrilik, paylaşmama-bölüşmeme-iş birliği ve dayanışmaya muhalefet, özel ilişkilerde ve hayata karşı bencillik, ben-merkezcilik vb.

Bu yazı “her şey yolunda”cılarımız için gelsin 🙂 Bütün bunlar, kakamızı ilk kez bezimize öylesine değil de, bilerek ve isteyerek (anneeeeee, kakam geldiiiii:) ) yaptığımızda, annemizin (ender ama babalarımız da olabilir) gözlerindeki ışıltıya ve yüzündeki “hoş karşılanma” ifadesine bağlı! İşte o zaman her şey yolunda! “Görüyor musun, bak ben tam senin istediğin gibi biriyim ve sana istediğini verebiliyorum!” (Her şey yolunda mı gerçekten? Cevapları, yetişkin hayatlarımızda nasıl deneyimlediğimize dair gözlem ve düşüncelerimi, bir başka yazıda aktarırım)  Ne ilginç değil mi? Hayata bilinçli olarak (kaslarımıza hakim olmayı ilk kez başardığımızı fark ettiğimiz an) bir şey verebildiğimiz an, ilk bilinçli ve kontrollü çiş-kaka yapımı anı 😉

Bağırsaklarınız kadar, hayatınızın da vermeye-almaya ve paylaşmaya-bölüşmeye açık olmasını dilerim 🙂 Sağlıcakla kalın, dayanışmayla kalın.

(*)”Look! How clean my shit!” : Bak, kakam ne kadar temiz!: İngilizcede gündelik konuşmada bu deyim daha çok “bende herşey yolunda” anlamında kullanılmaktadır. Çocukların kakalarını yaptıktan sonra annelerine (veya babalarına), yaptıklarını gösterirken (göstermek ve onay almak isterken) söylediklerinden türemiş olduğunu düşünüyorum 🙂

(**) Annenin gözlerindeki ışıltı ifadesi, Psikanalist Heinz Kohut’a aittir.

 

Bir cevap yazın