Regresyon ÇalışmalarıRuhun Seyir Defteri

Geçmiş yaşam okuması mı/Regresyon terapisi mi?

Uzunca bir süredir danışanlarımdan, daha öncesinde görüştükleri farklı uzmanlık dallarından kişilerle geçmiş yaşamlarına dair yaptıkları çalışmalar veya konuşmalar ile ilgili bilgiler geliyor. Malum; geçmiş yaşamlar dediğimizde biraz da fantastik merakımız ve heyecanımız gıdıklanır. Korkanlarımız, çekinenlerimiz, dalga geçenlerimiz, suçlayanlarımız, inanamayanlarımız ya da karmik(*) borçlarını ödemek isteyenlerimiz, karma üzerine oluşan efsane söylemlerden etkilenenlerimiz, karmadan kurtulmak isteyenlerimiz vb. var.

Konu dallanıp budaklandıkça, belki bazı kavramları tanımlayıp açıklamak, belki yanlış öğrenilmiş bilgileri düzeltmek ama en çok da, danışanları veya konuyla ilgilenenleri doğru bilgilendirmek ihtiyacı duyuyorum. Bu konuda öncelikle şu yazımı da okumanızı öneririm.

  • Regresyon terapisi, kişiyi tamamen kendi bireysel yaşantı tarihi içerisinde ve aynı zamanda tüm var oluşun bir parçası olarak etkileyen-etkilenen olarak ele alır.
  • Hem bilinçte hem de bilinç altında çalışır. Hem bütünün enerjisini hem de kişinin yaşantısının enerjisini kullanır.
  • Bunu yaparken, kişiyi zihin-beden-duygu-ruh bütünlüğü içerisinde değerlendirir ve mevcut soruna rehberlik eder.
  • Değişim, dönüşüm ve gelişime hazır olan danışan için şifalandırıcı, geliştirici ve güçlendiricidir.
  • Regresyon terapistleri, dünyada bu uygulama ile ilgili etik ve teknik standartları belirleyen, geliştiren ve izleyen EARTh Association ve IBRT tarafından onaylanmış okullardan diploma veya sertifika sahibi olup, düzenli olarak ileri eğitimler veya yıllık kongre ve toplantılarla kendilerini sürekli güncelleyen uzmanlardır.
  • Bu uzmanlar, danışanın sorununa en uygun teknikle çalışarak çözüme ve iyileşmeye giden yolda güvenilir rehberlik desteği sağlarlar.
  • Önceliklerimizden biri de, danışanlarla yapılan çalışmaların sonucunda “bitmemiş işlerin bitirilmesini sağlamak” ve bu konuda herhangi bir açık yara bırakmamaktır.
  • Elbette danışanlar kendi şifalanma süreçlerinin sorumluluğunu üstlenirler. Bu süreçte ihtiyaçları oldukça terapistlerinden destek almaya devam ederler.
  • Bu süreç birlikte yol alma sürecidir.
“ihtiyacın olan ışık, onu fark etmeni bekliyor”

Danışanlarımdan duyuyorum. Uzmanlık dalları farklı (belki bazılarının böylesi bir iddiası da yoktur) kişilerin (medyumik çalışmalar yapanlar, astrologlar veya çeşitli isimler altında enerji-ışık-melek- vb. terapisti tanımını kullananlar gibi) geçmiş yaşam veya regresyon çalışması adı altında bazı çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaların adı belki her şey olabilir ama regresyon terapisi değildir. O yüzden ben bu sözünü ettiğim çalışmalara “geçmiş yaşam okumaları” diyorum. Bir astrolog belki danışanının astrolojik haritasını çalışırken, kişinin geçmişten getirdiği ve şimdiki yaşamında çözümleyerek ilerleyebileceği konuları görebiliyordur. Bazen de medyumik çalışmalar yapanlar, danışanlara geçmişe dair bir öykü sunabiliyorlar. Bu konuda içtenlikle sorumlu davranan ve danışanlarını regresyon terapistlerine veya danışanın ihtiyacına yönelik çözüm önerisi olabilecek farklı yöntemlere yönlendiren, astrolog veya bu tarzda davranan diğer sorumlu danışmanları kesinlikle tenzih ediyorum. Ancak yapılan iş bir “okuma” olunca, danışanların kucağında tamamen belirsiz, belki ürkütücü, belki gereksiz negatif tohumlar yeşertici bir “kafa karışıklığı” kalabiliyor. Bu genellikle de geçmiş yaşamlara atfedilen ya travmatik bir yaşantı öyküsü, ya ağır karmik yükler atfedilen ilişkiler öyküsü vb. oluyor. Bu bilgiyle ne yapacağını bilemeyen kişilere, bu “okumaları” yapan kişiler destek olamıyor veya sorunu daha da derinleştirici uygulamalar yapılıyor 🙁

Elbette kişilerin kendisi için karar verme sorumluluğu kendilerine ait. Kişi kendisine iyi geleceğini düşündüğü yöntemi ve uygulayıcısını seçmekte elbette özgür. Ancak bu konuda yaşanan kavram kargaşasına da bir açıklık getirmek, regresyon terapistleri açısından bir gereklilik ve sorumluluk diye düşünüyorum. Yıllarca emek verilen eğitimler, uygulama açısından seve seve ve güvenle uyduğumuz etik kurallarımız, bu yöntemin aldığı binlerce olumlu sonuç, kendime olduğu kadar, bu yöntemin pozitif bilimler kapsamında incelenen tüm süreç ve sonuçlarını ortaya koymaya çalışan tüm meslektaşlarımızın da emeğine duyduğum saygı, bu yazıyı yazmama sebep oldu.

Umuyorum zamanla bu konudaki kafa karışıklığı da şifalanır 🙂

Sevgiyle ve sağlıcakla kalın.

(*) Karma kavramı üzerinde kitaplar dolusu yazı var. Ben en sade anlatımıyla “ne ekersek onu biçeriz” diye tanımlıyorum. Ayrıca dualite-kutupluluk niteliği taşıyan hayatımızda, bu kutupların deneyimlenmesi ve olgunlaşmadıkça da benzer döngülerin tekrarı olarak tanımlayabilirim.

 

 

 

 

Bir cevap yazın