Etiket: yuva

“Bildiğin herşeyi bir kenara bırak!”

Regresyon çalışmalarına katılan danışanların pek çoğu kendileri hakkında birçok fikir sahibidir. Kendilerini belli etiketlerle tanımlamaya, kendilerini belirli rollerle anlamlandırmaya ve yaşadıklarının kendilerince bir özetini yapmaya hem meraklıdırlar hem de bunlara sıkı sıkı tutunmayı severler. Bence haklıdırlar da 🙂 Doğduğumuz andan itibaren öğrendiğimiz, öğretilen ve bize belletilen tüm değerler, tüm inançlar, tüm etiketler kendimizi ve hayatı anlamlandırıp tanımlamamızı sağlamıştır. Bunlar olmasaydı…

YUVAYA BADİ BADİ DÖNÜŞÜMÜZ…

🙂 Badi badi? Belki biliyorsunuz ama yine de not düşmek istiyorum. Birinin yürüyüşünü tarif ederken ama en çok da çocukların yürüyüşünü tarif ederken kullanırız bu sıfat tamlamasını. Ördekler gibi iki yana yaslanıp sallanarak paytak yürüyüşü tarif ederiz 😀 Bu erken çocukluğumuzun yeni yeni yerden yükselmiş hallerimizde, onlara doğru yürüdüğümüz kişiler genellikle sevdiğimiz, güvendiğimiz, sığınacak limanlarımız, yuvada hissedeceğimiz kişilerdir… çoğunlukla anneler, babalar ve bazen…

Kendi Küçük Hayatlarımızda Kırk Yamalı Bohça Saklı…

Biliyorum 🙂 Kendi küçük hayatlarımız demek haksızlık… Sadece evrende dünyamızın kapladığı alanı ve bunun üzerinde biz insan canlısının kapladığımız alanı düşününce, göreceli bir küçük hayat demek istiyorum 😉 Beni anlayışla karşılayacağınızı umut ediyorum… Yazmaya devam ederken de İstanbul sokaklarının bir bölümünde, çıldırmış ıhlamur ve manolya ağaçlarının sarhoş edici kokularında baygın düşmemem gerek. Eskiler yeni doğan bebeği kundaklardı. Bazı ailelerde hala uygulanıyor.…

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK (7 & sonsuz)

Evet, bir şey değişir! Kendi hayatımızın yazarı, kurgulayıcısı, kareografı, oyuncusu olduğumuzun farkına varmak çok şahane bir zirve duygusu yarattığı kadar ürkütücüdür de 🙂 Her şeyin sorumlusu olmak ve her şeyden sorumlu olmak!!! Hallac-ı Mansur “En-el Hakk” dediğinde; var olan her şeyin, her anlamın, her gölgenin, her ismin, her cismin kendinde toplandığını fark etmişti. Fark ettiği diğer şey de; kendisinin de tüm…

Eskiden kalmışlık ( Hangover )…

wolfsweaterBir şey oluverir, bir hal yaşarız ve Ahhhh! deriz…düşeriz…sanki midemize bir yumruk yemişizdir, boğazımıza bir şey düğüm düğüm olmuştur, kan beynimize sıçramış, serilip kalmışızdır, ölsek daha iyidir…Ama ölmeyiz!  Ölmeyiz çünkü dışarıda bizim yaşamımıza devam etmemizi bekleyen bir dolu şey vardır…ailemiz, çocuklarımız, var kaldığımızı kanıtlayacağımız insanlar, yatırılması ve ödenmesi gereken faturalar, hesaplar ve belki de dostlarla içilecek çaylar, paylaşılacak rakı sofraları, eve dönmemizi bekleyen can dostlar…

YUVADA OLMAK

Ana baba ocağından ayrıldığımız ve bir daha o andaki halimizle geri dönemediğimiz zamanlar vardır. Hani askere gidersiniz ya da hani öğrencisinizdir ve artık başka bir kentte yaşayacaksınızdır, hani evlenir eşinizle birlikte başka bir eve çıkarsınız ya da artık kendi başınıza yaşamak ister ve ayrı bir eve taşınırsınız… Sonra günlerden bir gün ana baba ocağına geri dönersiniz. Ama kısa bir ziyaret için ama…