İnsanlık Hallerimiz…

İnsan olduğumuzu unuttuğumuz zamanlar oluyor bazen… Her anlamda unutmaktan söz ediyorum. Kibrimizden, korkumuzdan, komplekslerimizden, ondan ya da bundan. Unutuyoruz. Bugün sadece bunu hatırlamamız için belki de hepimizin bilip izlemiş olduğu HUMAN filmini yine de paylaşmak istiyorum. Sevgiyle ve insan olmanın hoşnutluğuyla kalın… https://www.youtube.com/watch?v=C4y4KsBt3is

TV programında kendimi izlemek…

Hayatın sürpriz paketlerinden birinin bana gönderildiği, benim de bu paketi açmayı  akıl ettiğim 😉 bir fırsatla TV’deyim. Sabah programa doğru giderken Taksim meydanına bakan kahvelerden birine oturup meydanın yaşantısını gözledim. Yanımda oturan yaşlıca bir adam, satın aldığı piyango biletlerini seri numaralarına göre sıraladı. Birbirimize gülümsedik ve bana ” Günaydın madam ” dedi. Neden matmazel değil […]

M.S.2015 BİTERKEN…

Sevgili insan oğulları ve kızları! İçinizden birinin bir zamanlar söylediği bir kelam var: ” Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir “ Yanlış yapanı söz ile uyarmalı, hala yanlışta ısrar ediyorsa da gerekeni yapmalı 😉 şeklinde… Bazen hastanelerin acil kapılarından histeri krizi geçiren insanlar girer… hekimler o kişiyi kendine getirmek için ya sağlam […]

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK (7 & sonsuz)

Evet, bir şey değişir! Kendi hayatımızın yazarı, kurgulayıcısı, kareografı, oyuncusu olduğumuzun farkına varmak çok şahane bir zirve duygusu yarattığı kadar ürkütücüdür de 🙂 Her şeyin sorumlusu olmak ve her şeyden sorumlu olmak!!! Hallac-ı Mansur “En-el Hakk” dediğinde; var olan her şeyin, her anlamın, her gölgenin, her ismin, her cismin kendinde toplandığını fark etmişti. Fark ettiği diğer […]

Gölgelerimiz ve Kırmızı Düğmelerimiz!!!

Gezegenimizin tüm tarihi sanki iyi ile kötünün amansız, bitmek bilmeyen savaşından ibaret gibi görünüyor…ve kişisel tarihlerimiz de öyle! Bir kısmımız diğerlerini yargılayıp asar, keserken bir kısmımız da başka diğerlerini asıp kesiyor, iteliyor, öteliyor… Başka bir kısım insanlar da bir kısmımızın beğenmediği, sevmediği, birlikte yaşamak istemediği ya da hayran olduğu, biat ettiği, öykündüğü insanları temsil ediyor. […]

Seçim – Karar – Sorumluluk

Jean Paul Sartre demiş: “Her seçiş bir vazgeçiştir” diye! Bence biraz eksik olmuş 🙂 Neden derseniz…şimdi eğer bir tek şeyi seçiyorsanız, ardında onlarca vazgeçtiğiniz şey olabilir…Onlarca şeyi seçiyorsanız da belki tek bir şeyden vazgeçiyorsunuzdur. Örneğin rüşvet yerine geçen bir şeyi kabul ettiniz – yani seçtiniz – peki buna karşılık vazgeçtiğiniz şey tek bir şey midir? […]

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK! ( 4-5)

Otorite olarak “ben”den ayrı bir şeyi tanıdığımızda, yani böyle bir şeyin varlığını kabul ettiğimizde “ayrılık” duygusu ile birlikte dışlanmışlık, görmezden gelinme, yalnızlık, boşluk, sevilmeme, değersizlik vb. duygularla da tanışırız. Önce kendimizi kurban ederiz bu ayrılığa. Bu duygularımızı haklı çıkarabilmek için kendimizi görünmez, değersiz, dışlanmış biri haline getiririz. Asıl kendimizden ayrı düşeriz. Bu boşlukla başa çıkabilmek […]

Birliğin dayanılmaz “yaşam”cazibesi!

Zor zamanlardan geçiyoruz değil mi? Aslında “bu daha başlangıç” bile diyebilirim…Başka bir döngüye doğru ilerlerken bir yanımızı da geride bırakıyoruz…Döngüler döngüler içre…Zor olmasına gelince…Zorluk tanımı hepimiz için değişiyor, hepimiz tamamen farklı şeylere ya da durumlara  “zor” diyoruz. Bakalım neler bekliyor bizi ya da biz neyi yaratıyoruz? Acaba birliğin dayanılmaz cazibesine kendimizi kaptırıverecek miyiz?

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK ! (1)

Tanrı ? Kimdir, nedir, ne işe yarar, ne demektir ? Offf…çok fena sorular bunlar!!!Ucu bucağı olmayan başka sorulara da yol açar üstelik 🙂  Şu anda dünya üzerinde yaşayan biz insan türü yaklaşık  7,5 milyarlık bir nüfusa sahibiz ve bu sorulara da en az 7,5 milyar cevap alırız demektir. Tanrının ne olduğu veya insan için neyi ifade […]