Etiket: duygular

“Sadece nefes al!” ya da “Koyver gitsin”

Çocuklarımız küçükken elbette sık sık ağlarlardı… Konuşamadıkları için daha da bir ağlarlardı 😉 Ne yapsın bebeler, nasıl anlatsınlar ki dertlerini başka türlü 🙂 Böylesi zamanlarda, yani yaklaşık 6 aylık olduklarında onlara nefes almayı öğretmiştim. “Sadece nefes al, sakince nefes al, nefes aldığını fark et” derdim onlara 🙂 Tabi ki konuşamıyorlardı bile o zamanlarda. Ama söylediklerimi anlıyorlar ve ağlamalarına ara verip nefes…

REGRESYON TERAPİSİ NE DEĞİLDİR!

Artık pek çok yerde regresyon terapisi, geçmiş yaşamları şifalandırmak, regresyonla geçmişi onarmak, temizlemek vs. gibi anlatımlara daha sık rastlıyorsunuz… Çokça merak, biraz ürküntü, biraz heyecan, biraz küçümseme, biraz yüceltme ile bakıyorsunuz… Bakış açınıza bağlı olarak 🙂 Bugüne kadar çalıştığım danışanlarımdan, arayan soran bilgi alan kişilerden, ne işle uğraştığımı merak edenlerimizden aldığım geri bildirimlere dayanarak bu konuya bir kez daha ve de…

AFFETMEK & UNUTMAK & AŞMAK

Hayatımız boyunca yaşadıklarımız bize hep bir şeyler öğretir… Hoş! Hayatı bir öğretmen gibi algılamak, hayata öğretmen etiketi yapıştırmak pek hoşuma gitmez… Belki de bu kendimde zaman zaman hissettiğim Bayan Rottenmeier kılıklı hal ve gidişatımdan sıkıldığım içindir 😉 Zaman zaman kendimiz söyleriz ya da başkalarından duyarız… “Affettim ben onu”, “Unuttum ben onu”, “Aştım ben onu” diye. “O” ile kastedilen ya bir başkasıdır…

Korkuyla kucaklaşıyorum…(1)

Korkmak utanılacak bir şeydi! Dalga geçerdi insanlar. Aşağılık ve iğrenç bir böcek muamelesi yapılırdı, küçümsenir, ezilmeye çalışılırdı çocuk kendim.. Hem korkar hem de korkuyor olduğumdan korkardım… İkisi birbirine karışırdı korkuların ve büyürdü, büyürdü içimde kendime duyduğum nefret, iğrenme, kendimi küçük ve hakir görme duygularım… Nasıl başa çıkacağımı bilemeden, korkuyor olmaktan nefret ederek, kendi öz duygularıma yabancılaşmaya uğraşırdım. Yabancılaşmaya çalıştığımı da…

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK! ( 4-5)

Otorite olarak “ben”den ayrı bir şeyi tanıdığımızda, yani böyle bir şeyin varlığını kabul ettiğimizde “ayrılık” duygusu ile birlikte dışlanmışlık, görmezden gelinme, yalnızlık, boşluk, sevilmeme, değersizlik vb. duygularla da tanışırız. Önce kendimizi kurban ederiz bu ayrılığa. Bu duygularımızı haklı çıkarabilmek için kendimizi görünmez, değersiz, dışlanmış biri haline getiririz. Asıl kendimizden ayrı düşeriz. Bu boşlukla başa çıkabilmek için de döner yaralarımızı kapayacak,…

CANIM YANIYOR YA DA CANIMI YAKIYORSUN !!!

Hani bazen fiziksel bir acımız olmadığı halde sanki gerçekten bir yaramız ya da bir sancımız varmış gibi hissederiz…sanki canımız yanıyordur…işte böyle zamanlarda deriz ” canım yanıyor ” diye…gerçekte kalbimizdir acıyan. Neredeyse elle tutulur ve gözle görülür bir yara varmış gibi acır işte kalbimiz. Ya kırgınızdır, ya kıskançlık krizleri içindeyizdir, ya hasetten çatlamak üzereyizdir…ya da fena halde çaresizlik içindeyizdir…Kalbimizi acıtan şeyler…

SUÇLULUK, BİZE ÖFKEMİZİ REDDETMEMİZİ SÖYLER…?*

Suçluluk…Aslında bir duygu değildir…Bir durumdur “suçlu” olmak. Ne ki kendimizde veya başkalarındaki bu durumu hep bir duygu olarak tanımlamaya alışmışız…Böyle bir durumda hissettiğimizin adı gerçekte “utanma”dır. Söz konusu olan utanma duygusudur. Sağlıklı bir utanma duygusu, bizi hem kendimize verdiğimiz değerle karşı karşıya getirir hem de davranışlarımızın başkaları üzerindeki etkisini dikkate almamız konusunda bir işarettir. Örneğin ben bugünlerde “insan” türünü temsil…