Kategori: Tanrıya Dair

Tanrı beni sevmiyorsa…

Çocukluğumuz annemize babamıza kendimizi sevdirmeye çalışarak geçebiliyor 🙂 Hatta önce annemize diyebilirim. Dünya hayatımıza gelişimizle ilk nesne ilişkimizi kurduğumuz kişi annemiz oluyor. Hayatla ilişkimiz  böylece başlıyor. Annemiz bizi severse, kabul ederse, hayat ta bizi sever ve kabul eder gibi bir inancımız oluyor. Bilinçdışımızda kalan önemli inançlarımızdan biri de budur. Aile bütünlüğü içinde babamız da çok önemli. Babasının kızı, babasının oğlu olmaya…

YUVAYA BADİ BADİ DÖNÜŞÜMÜZ…

🙂 Badi badi? Belki biliyorsunuz ama yine de not düşmek istiyorum. Birinin yürüyüşünü tarif ederken ama en çok da çocukların yürüyüşünü tarif ederken kullanırız bu sıfat tamlamasını. Ördekler gibi iki yana yaslanıp sallanarak paytak yürüyüşü tarif ederiz 😀 Bu erken çocukluğumuzun yeni yeni yerden yükselmiş hallerimizde, onlara doğru yürüdüğümüz kişiler genellikle sevdiğimiz, güvendiğimiz, sığınacak limanlarımız, yuvada hissedeceğimiz kişilerdir… çoğunlukla anneler, babalar ve bazen…

SEÇİYORUM…SEÇMİYORUM…

Geçen hafta sonu yaşadıklarımızı belki de uzunca bir süre anlamaya, anlamlandırmaya ve sindirmeye çalışmaya devam edeceğiz. Dilerim ayrılan, yaralanan, yaralayan tüm canların yolu aydınlansın, gönülleri, vicdanları ve ruhları ışıklansın ki dünyada yaşarken cenneti yaratabilelim hep birlikte… O anların verdiği korku, huzursuzluk, endişe, öfke, tiksinti ve mide bulantılarının yanı sıra, inanamamak ve hatta en çok sapla samanı ayıramamak da durumu ayrıca…

M.S.2015 BİTERKEN…

Sevgili insan oğulları ve kızları! İçinizden birinin bir zamanlar söylediği bir kelam var: ” Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir “ Yanlış yapanı söz ile uyarmalı, hala yanlışta ısrar ediyorsa da gerekeni yapmalı 😉 şeklinde… Bazen hastanelerin acil kapılarından histeri krizi geçiren insanlar girer… hekimler o kişiyi kendine getirmek için ya sağlam bir tokat aşk eder ya…

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK (7 & sonsuz)

Evet, bir şey değişir! Kendi hayatımızın yazarı, kurgulayıcısı, kareografı, oyuncusu olduğumuzun farkına varmak çok şahane bir zirve duygusu yarattığı kadar ürkütücüdür de 🙂 Her şeyin sorumlusu olmak ve her şeyden sorumlu olmak!!! Hallac-ı Mansur “En-el Hakk” dediğinde; var olan her şeyin, her anlamın, her gölgenin, her ismin, her cismin kendinde toplandığını fark etmişti. Fark ettiği diğer şey de; kendisinin de tüm…

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK (6)

İnsan olarak varlığımızın bilincine varmakla bu tuzağı görebilir ve içine düşmeyebiliriz. Daha doğrusu bu bütünlüğün, BİRliğin içinde olduğumuzu farketmek, BİRliği bizim oluşturduğumuzu farketmek, “ben” olmazsam bütünlüğün de varolmayacağına uyanmak…bizi ayrılık tuzağına, ezikliğimize sarılıp uyuşup kalmamıza neden olan bu saçma sapan boşluğa kaymaktan alıkoyar 🙂 Ben ve Biz sözcüklerini en geniş anlamıyla tüm varoluş için kullandığımı da hatırlatmalıyım 😉 

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK! ( 4-5)

Otorite olarak “ben”den ayrı bir şeyi tanıdığımızda, yani böyle bir şeyin varlığını kabul ettiğimizde “ayrılık” duygusu ile birlikte dışlanmışlık, görmezden gelinme, yalnızlık, boşluk, sevilmeme, değersizlik vb. duygularla da tanışırız. Önce kendimizi kurban ederiz bu ayrılığa. Bu duygularımızı haklı çıkarabilmek için kendimizi görünmez, değersiz, dışlanmış biri haline getiririz. Asıl kendimizden ayrı düşeriz. Bu boşlukla başa çıkabilmek için de döner yaralarımızı kapayacak,…

Birliğin dayanılmaz “yaşam”cazibesi!

Zor zamanlardan geçiyoruz değil mi? Aslında “bu daha başlangıç” bile diyebilirim…Başka bir döngüye doğru ilerlerken bir yanımızı da geride bırakıyoruz…Döngüler döngüler içre…Zor olmasına gelince…Zorluk tanımı hepimiz için değişiyor, hepimiz tamamen farklı şeylere ya da durumlara  “zor” diyoruz. Bakalım neler bekliyor bizi ya da biz neyi yaratıyoruz? Acaba birliğin dayanılmaz cazibesine kendimizi kaptırıverecek miyiz?

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK (3)

“Otorite”yi farkettiğimizde kendi “asi” yanımızı da farkederiz. Ya da “boyun eğen” yanımızı. Otorite kavramının içeriğini burada tartışmıyorum çünkü yine 7,5 milyar nüfus için ayrı bir anlayış vardır eminim. Ancak tanrı ve ben ilişkisini anlamlandırmak açısından fikrimi  söyleyebilirim. Otoriteyi farkettiğimizde, boyun eğmek ( aksi takdirde ceza alabiliriz, sevilmeyebiliriz, onaylanmayabiliriz, kabul edilmeyebiliriz ve bunlar da bizim için acı verici olasılıklardır…acıdan kaçınırız )…

TANRICILIK OYNAMAK YERİNE TANRI OLMAK ! (2)

“Tanrı olmak nasıl bir şeydir?” sorusuna cevabım ” tanrı olmak benim gibi bir şey olmaktır” olunca başka sorular da gelmişti aklıma…”ben neyim, kimim o zaman?” gibi 🙂 Sonrasında da kendimin ne ve kim olduğunu anlamak için hep aynalara bakıp durdum. Aynalar derken fiziksel olarak banyomuzda, salonumuzda bulunan, arada bir saçımızı düzeltmek vs. için baktığımız aynaları da kastediyorum. Gerçekte insanlar, durumlar,…