Ne olur beni güçlü kıl! Ki; bu acıya dayanabileyim!

Regresyon çalışmalarında rastladığımız vak’aların bir çoğu, kişilerin içinde bulundukları durumda ( iş yerinde, evde, okulda, her hangi bir görev odaklı toplulukta ) ya kendileri ile ya da başkaları ile bağlantılı çatışma konusudur. Genel olarak şikayetler, karşı taraf üzerinde yoğunlaşır.”Onlar, şunlar, bunlar…hep/her zaman/genelde…şöyle/böyle/öyle yapıyorlar/konuşuyorlar/davranıyorlar…” vb. şeklinde ifade edilir. Kötü olan başkalarıdır, duyarsız olan ötekilerdir, düşüncesiz olan diğerleridir…

Hasetten çatlıyoruz (mu?)!

Haset; başkalarının sahip olduklarının (buna inandığımız) aslında bize ait olması gerektiğini (buna inandığımız) düşündüğümüzde gelen duygudur. “O unvanı aslında ben hak ediyorum – o elbise aslında bana daha çok yakışır – bu adama/kadına bu karı/koca – bu kadar debeleniyorum hala filanca gibi bir ev sahibi olamadım” gibi gündelik yaşantımızda duyabileceğimiz bir dolu benzer ifade, içerisinde […]

Alerjim var… ota, kuşa, kediye, çileğe vs. vs.

O mevsim her şeye alerjim vardı 🙂 Bahar başlangıcıydı..ayrılık zilleri çalmıştı… Tamamen cildimde ve özellikle yüzümde hissettiğim gerginlik, ani kuruma, kaşıntılı döküntülü vs. insanı neredeyse canından bezdiren belirtilerle günler geçti. Yaşadığım stresle bağlantılı olduğunu düşünmüştüm. Bu düşüncem doğruydu fakat eksikti. Bazen hafiflediler bazen iyice gemi azıya aldılar. Sonra bir gün ağır bir alerjik atakla yüzüm […]

Nergis severler Ve Narsisizm !

Nergisler açtı ve mis gibi kokuyorlar 🙂 Onları gördükçe aklıma Narcissus düşüyor. Mitolojide Echo’nun (Yankı) Narcissus’a aşkından ve Narcissus’un da ormandaki durgun gölün sularında gördüğü kendi yansımasına aşık olmasından söz edilir. Rivayet o ki; Narcissus kendi yansımasına tutulunca, ne Echo’yu gözü görmüş, ne de başka bir şey. Kendine hayran hayran bakmaktan kendini alamadığından oracıkta, suyun […]

Bugün! Dünün geleceğiydi… Yarının geçmişi olacak!

Bugün 🙂 Bu an, şimdi… Ne yapmak istiyorsanız, nasıl yapmak istiyorsanız onu hemen şimdi, tasarladığınız veya hayal ettiğiniz gibi gerçekleştirmek için harekete geçin. Bunun için bir hedefiniz var değil mi? Yoksa, hedefinizin ne olduğunu anlamak için hemen şimdi üzerinde düşünün. Ama telaş etmeden, aciliyet duygusu içinde olmadan 😉

Parçalandık mı? Toparlanalım o zaman!

Artık anne karnındayken ve hatta çok daha öncesinde enerji düzeyinde anılar biriktirdiğimizi, atalarımızdan ya da kendi varlığımızdan gelen bir tür enerjetik gen zincirinden etkilenen anılara sahip olduğumuzu biliyoruz. Gelişen bilimsel araştırma yöntemleri ve teknik olanaklar sağ olsun 🙂 İşte bu anılar – bizzat yaşamış olalım veya olmayalım – bazen bizi travmatik (sarsıcı-örseleyici) şekilde etkiliyor. Belki […]

“Acı”nın bir mesajı var! Acı çekmekte ustalaşanlarımız!

İster fiziksel ister duygusal olsun. Acı çektiğimizi hissettiğimiz, düşündüğümüz zamanlar vardır. Böylesi zamanlarda bu acıdan kurtulabilmek için ya bir hekime görünmek isteriz, ya bildiğimiz ilaçlardan birini alırız, ya ölmek isteriz… Bir başka yol da acının içine derinlemesine yerleşmek, onu iyice hissetmek, dibine kadar yaşamaktır. Böylesi anlarda tam anlamıyla bir dönüşüm gerçekleşir. Bu durum fiziksel düzeyde […]

“Bildiğin herşeyi bir kenara bırak!”

Regresyon çalışmalarına katılan danışanların pek çoğu kendileri hakkında birçok fikir sahibidir. Kendilerini belli etiketlerle tanımlamaya, kendilerini belirli rollerle anlamlandırmaya ve yaşadıklarının kendilerince bir özetini yapmaya hem meraklıdırlar hem de bunlara sıkı sıkı tutunmayı severler. Bence haklıdırlar da 🙂 Doğduğumuz andan itibaren öğrendiğimiz, öğretilen ve bize belletilen tüm değerler, tüm inançlar, tüm etiketler kendimizi ve hayatı […]

SU AKAR, YOLUNU BULUR!..

Çocuk danışanlarımla çalışmaların başlangıcında elbette önce anne ve babasından kısa bir bilgi alıyorum. Çocuğun doğumuna, hamilelik sırasındaki olaylara, genel olarak anne ve babanın bir çocuk sahibi olmayı düşündükleri zamanlara dair bazı kısa ve öz detaylar… Sonra çalışmaya geçiyoruz. Çalışmaların konusu çok genel olarak anne ve babanın çocukta görmekten mutlu olmadıkları ya da çocuğun aile içerisinde […]

Tanrı beni sevmiyorsa…

Çocukluğumuz annemize babamıza kendimizi sevdirmeye çalışarak geçebiliyor 🙂 Hatta önce annemize diyebilirim. Dünya hayatımıza gelişimizle ilk nesne ilişkimizi kurduğumuz kişi annemiz oluyor. Hayatla ilişkimiz  böylece başlıyor. Annemiz bizi severse, kabul ederse, hayat ta bizi sever ve kabul eder gibi bir inancımız oluyor. Bilinçdışımızda kalan önemli inançlarımızdan biri de budur. Aile bütünlüğü içinde babamız da çok önemli. […]