REGRESYON TERAPİSİ NE DEĞİLDİR!

uniteArtık pek çok yerde regresyon terapisi, geçmiş yaşamları şifalandırmak, regresyonla geçmişi onarmak, temizlemek vs. gibi anlatımlara daha sık rastlıyorsunuz… Çokça merak, biraz ürküntü, biraz heyecan, biraz küçümseme, biraz yüceltme ile bakıyorsunuz… Bakış açınıza bağlı olarak 🙂

Bugüne kadar çalıştığım danışanlarımdan, arayan soran bilgi alan kişilerden, ne işle uğraştığımı merak edenlerimizden aldığım geri bildirimlere dayanarak bu konuya bir kez daha ve de ters köşeden açıklık getirme ihtiyacı duyuyorum. Hadi başlayalım 🙂

Regresyon terapisi, ucu bucağı görünmeyen bir yolculukta kaybolabileceğiniz bir macera değildir!

Seansın başladığı andan itibaren terapistinizle birlikte sığındığınız limanlardan güvenle açık denizlere yol alabileceğiniz ve sizin istediğiniz limana güvenle demirleyebileceğiniz bir seyr-ü sefer halidir. Geçmişiniz, farkında olmadığınız çok çok çok geçmişiniz, ebeveynleriniz ve hatta aile ağacınızın öyküsü bu seyr-ü sefere renk, koku, tat, ses, hareket, hal ve tavır olarak eşlik eder. Siz bu yola çıkarken hedeflenen menzile, kendi anılarınızla, sezgilerinizle, iç görünüzle ve yeni anlayışınızla ve mutlaka terapistinizin eşliğinde varırsınız. Seans sonrası kafa karışıklığınız varsa, bu sadece yeni anlayışınızla anılardan yaşanan gerçekliğe dönüşünüz arasındaki o kısa uyum süreci için söz konusu olur.

Regresyon terapisi, spiritüel (ruhsal) egoların at koşturacağı bir yer değildir!

Ben çok eski bir ruhum, bunlarla işim olmaz diyenlerimiz 😉  Bilge, aşmış, görmüş geçirmiş, tam, bütün, ben demiştim diyenlerimiz… Gerçekten de bu yöntem farkındalığınıza ek bir katkı sunamayabilir… Yine de kendinden emin olamayanlarımız, acaba ben eski olgun bir ruh muydum diye kendine soranlarımız için, hayatlararası regresyon sürecine kendini bırakabilmeleri durumunda cevaplar gelebilir.

Regresyon terapisi, uzaklaştığınızı hissettiğiniz eşinizi-sevgilinizi-ebeveynlerinizi-çocuğunuzu size geri getirmez!

Size sadece sizi geri getirir 🙂 Yani sizi kendinize getirir. Kendine gelmekten korkanlarımız bu terapiyi zaten denemek istemeyeceklerdir ama ola ki niyetleniyorsanız-her şeye razıyım yeter ki o geri gelsin diyorsanız- uzak durun derim 🙂 Hem zamana, hem paranıza yazıklanırsınız… Kendine gelip yolunu farketmek isteyenlerimiz içinse enerji dolu, zaman zaman bir hızlı dönme dolapta bazen yüksekten bazen en dipten hayata baktığımız, ürktüğümüz ama yaşamaktan da kendimizi alamadığımız bir başka içsel yolculuk başlar. Ruhumuzun, zihnimizin, bedenimizin birliğini yaşamaya doğru 🙂 O zaman belki sevdiceğinizin aslında sevdiceğiniz olmadığını, ilişkinizin kendi öz hallerinize değil de maskelerinize yaslandığını, belki de sevgilinizin gerçekten de sizi çok sevdiğinden size bunları yaşatıp kendinize gelmenize yardımcı olduğunu, belki sizin sevgiyi kabul etmekte veya vermekte güçlük çektiğinizi vb. farkedebilirsiniz…

Regresyon terapisi – bir arkadaşa bakıp çıkacaktım -yöntemi değildir!

İnsanın kişiliğinin tümü -psişe- bir çok katmandan oluşur ve buna özetle zihin diyoruz. Çok popüler bir tarifle bunu bir soğana, katmanları da soğan kabuklarına-zarlarına benzetebiliriz. Regresyon terapisi ile zihnin bu katmanlarına, bu katmanlarda takılı kalmış travmatik izlere, bu izlerin neden bizde ve o anda orada kaldığına dair hafızayı taşıyan diğer katmanlara bakmamız gerekiyor. Bazen arkeolog gibi davranıyoruz, bazen iz sürücüleriz 🙂 Duygularımız elimizdeki en önemli malzeme. Ancak, duygularını kapatıvermişlerimiz de var 😉 Bunun da bir sebebi var elbet diyen regresyon terapisti kolları sıvayıp ince arkeolojik kazıya girişir. Dolayısıyla bazı sorunlar tek bir seansla çözümlenirken, bazı sorunlar çok sayıda seansa ihtiyaç gösterebilir. Sorunun görünürde basit ya da karmaşık olması ile seans sayısı arasında doğru ya da ters bir orantı yoktur 🙂

Regresyon terapisi bir -okuyup üfle de geçsin- yöntemi değildir!

Malum bizim coğrafyamızda nazar, büyü, karabasan, albastı vb. adlarıyla bilinen, ayrıca İsmi Lazım Değiller kapsamında var olduğunu düşündüğümüz, bildiğimiz veya inandığımız bir çok enerji türü var. Bunların bizleri etkisi altına alma mekanizması, bizim farkında olmaksızın irademizi bu tür enerjilere teslim etmemize yol açan etkenler, bu enerjilerin sözünü ettiğim kaynaklardan mı yoksa bilinçaltımızda takılı kalmış bir başka zamana, mekana, boyuta ait bir tortudan mı geldiği bizim için önemli. Konu ciddi. Bir regresyon terapistinin en çok titizlendiği yer  bu konudur. Çünkü üzerimizde bize ait olmayan enerjilerin varlığı söz konusuyken, kendi özümüze dokunmamız oldukça güç. Bir regresyon çalışması yapacaksanız, bu konuda hem siz hem de terapistiniz mutlaka ilk seansta bu yabancı enerji varlığını sorgulayın…sorgulatın. Devam eden seanslarda terapistiniz ihtiyaç duydukça durumu tekrar kontrol edecektir. Bu enerjilerin temizliği kesinlikle dikkat, özen ve mutlaka şefkatle yapılıyor.

Regresyon terapisi – geriye, daha geriye, Ademle Havvayı da geç daha da geriye, ilk başlangıçta ne vardı – sorularına muhatap değildir!

Bu konudaki merakınızı regresyon terapisi ile değil, bu konuda yazının bulunmasından beri yazılmış çizilmiş belgeleri okuyup inceleyerek giderebilirsiniz. Her hangi bir danışanın her hangi bir seansta varoluşun başlangıcına dair anıları ortaya çıkabilir ve bu anılardan kaynaklanan deneyimin bilgisi, sadece o danışana özeldir. Tıpkı her yaşantının kendimize özgü bir tat bırakması gibi. Yasemin kokusu bana çocukluğumun uzun yaz gecelerinin yıldızlı gök yüzünü hatırlatırken, size annenizin göz yaşlarınızla ıslanmış yanağınıza kondurduğu veda öpücüğünü hatırlatabilir 🙂

Regresyon terapisi sihirli bir değnek değildir!

Bizim sorunumuzu bizim yerimize bir başkası veya başka bir şey çözemez. Tıpkı biz yürürken kullandığımız ayakkabıyı aynı anda bir başkasının giyemeyeceği, bir sınava bizim yerimize bir başkasının giremeyeceği gibi 🙂 Dolayısıyla bir sorun, bir fiziksel rahatsızlık, bir çatışma varsa, bu ancak bizim bunları nasıl yarattığımızı anlamamızla ve bu yeni anlayışla o andan itibaren yaşayacaklarımızı özümüze uygun şekilde yaratabileceğimizi fark etmemizle çözülür. Elbette bunu gerçekleştirirken bilinçdışımızın üst boyutlarından – üst benlik, yüksek benlik- iç görüler, sezgiler yoluyla rehberlik, yardım ve destek alırız. Bu boyutlara melekler, ışık varlıklar, ruhsal rehberler diyebiliriz. Aklımızda tutmamız gereken şu: Hiç kimse ve hiç bir şey biz izin vermedikçe, biz çatışmayı çözmedikçe, biz dersimizi öğrenip bir üst basamağa geçmeyi hedeflemedikçe bizi iyileştiremez, bizi değiştiremez, bizi aydınlatamaz, yardımcı olamaz ve müdahale edemez. Terapistin bu süreçteki katkısı; kişinin kendini bulma, kendine varma, kendini ve yaşadıklarını kabul sürecinde yanında olmak, doğru soruları sormak, sorularla danışanın kendisine ve sıkıntılarının sebebine uyanmasını sağlamak, anıların derinliğinde ve travmatik etkilerinin altında ezilmesine, kaybolmasına meydan vermeksizin sağ salim ruhsal-zihinsel-bedensel bütünlüğünün o sevgi dolu gücünü yeniden ele almasına destek olmaktır. Yıllar boyunca ne kadar çok sayıda, ağır, ezici, tüketici durumu yaşayıp bunlardan sağ çıktığınızı gördüğünüzde sihrin-mucizenin de kendiniz olduğunu anlayacaksınız 🙂 Böylece bu başlık da mucize bekleyenlerimize gelmiş olsun 😉

Regresyon terapisi, yaşananları silip süpüren bir silgi bezi değildir!

Zaman zaman anılarını kaybetmekten, geçmişinden kopmaktan, bu güne kadar yaşadığı “kendi” diye düşündüğü varlıktan tamamen farklı bir şeye evrilmekten korkan danışanlarım oluyor. Aslında korktukları o güne kadar bildikleri “kendilerini kaybetmek”. Çok gerçek, çok zorlayıcı bir endişe! Burada terapist olarak yaklaşımımız çok önemli. Doğduğu andan itibaren yaşadıklarıyla – hatta doğumundan önce ve atalarından da aldığı etkilerle – bu çalışmaya gelen kişilerin, tüm o geçmişle şekillenmiş kendilerine dair algısını bir anda yıkmak ve yerine hemen yenisini inşa etme çabasına girmek, kelimenin tam anlamıyla haddini bilmezliktir! Regresyon terapistleri bu konuda dikkatli ve özenlidir. Danışan odaklı yaklaşımımızda kişinin nefes alış verişi , yüzünün rengi, diğer bedensel tepkileri dikkatle gözlenir. Bu tepkileri izleyen terapist, seansın derinliğini ve akışını sürekli olarak kontrol eder. Danışanın  yaşamın içinde gördüğü kendisi ile yüzleşebilmesi, kendine dair yeni bir anlayış geliştirebilmesi için hazır olup olmadığını gözleriz. Çalışma sırasında geçmiş anların travmatik duygusal-düşünsel-bedensel iz ve yüklerinden temizlenen, yeniden değerlendirilip anlamlandırılan yaşantıların ise şimdiki an ile birleştirilip-bütünleştirilmesi ( entegrasyon ) çok önemli.

Regresyon terapistleri hakkındaki bilgiler gizli, saklı değildir!

Regresyon terapisi ile ilgili eğitimler, yıllarca bu konuda mesleki ve etik standartları oluşturmak için çaba göstermiş olan öncü psikolog, psikoterapist ve psikiyatristler sayesinde yapılandırılmıştır. Türkiye’de bu eğitimleri uluslararası etik kodlara ve uygulama kurallarına göre veren iki eğitim kurumu – Radianced Danışmanlık ve Unicorn Dönüşümsel Çalışmalar – bulunmaktadır. Her iki okul da uluslararası standartları belirleyen, gerek bilimsel araştırmalar ve eğitimler, gerekse yıllık ve dönemsel toplantılarla sürekli diğer bilim dallarından konuya yapılan katkıları değerlendiren, paylaşan ve uygulamaya sunan Earth ve IBRT  üyesi ve onaylı kurumlardır. Terapistlerinizi seçerken de bu kurumlara üye olanlara ulaşmanızı, listede ismi bulunmayan ancak bir şekilde ulaştığınız terapistler hakkında listede bulunanlardan veya isimlerini paylaştığım okullardan bilgi edinmenizi öneriyorum. Lütfen bu konuda örneğin enginarın nasıl pişirileceğini veya en iyi kayak malzemesinin hangi marka olduğunu araştırmaya ayırdığınız zamandan fazlasını ayırın. Bunu hak ediyorsunuz! Biz de sizler tarafından araştırılmayı hak ediyoruz.

Yine de başka şeyler duymaya ihtiyacımız var diyorsanız, buyrun videoyu izleyin 🙂

Sevgiyle kalın.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın